Heart It

13 Kasım 2012 Salı

Kırık.


Benim bünyemin mutluluğa pek alışık olmadığını fark ettim. Zaman geçtikçe kendimi yiyip bitirdiğimi gördüm. Hüzünlü şarkılar dinlemeyi çok istediğimi anladım. Hem dinleyip hem de şarkıyı hissedebilmeyi istediğimi..
Her şey çok güzel hala.
Her zaman olduğu gibi yine benim özgüvensizliğim baş gösterdi. Ki kafamı patlatmak istememin tek sebebi bu. Kıyaslama yapmaktan yorgun düştüğümü fark ettim dün gece. Onun eskileriyle, kendimi kıyaslamaktan yoruldum cidden. Bütün arkadaşlarıyla tanıştım. Ama şu 2 sene birlikte olduğu eski sevgilisinin de onları tanıdığını düşününce yanlarında kendimi kötü hissediyorum. Bok gibi hissediyorum hatta.
Çok yakında bitecek diye düşünmeye başladığım doğrudur.
Bitireceğim.
Bitirmek istemesem de.
Vizeler başladığı ve ben ilk vizemi kaçırdığım için saçma saçma ruh hallerine girmiş olabilirim. Ama dersler düşündüğüm en son şey aslında. Bilmiyorum. Sınavlar başladığı için şu iki hafta görüşmeme kararı aldım. Aldık. Bakalım bu iki haftada daha neler neler yazacağım kafamda. Ne paranoyaklıklar yapacağım.
Bazen ona yetemediğimi düşünüyorum. Kendimi çok eksik hissediyorum. Bazense onu aslında sevmediğimi düşünüyorum. Bazen ölesiye nefret ediyorum hatta. Ama söylediği bazı şeylerin bana dokunduğunu fark ettim. Aynı babamda olduğu gibi onun söyledikleri de çok koyuyor bana. Ve istemsizce ağlamaya başlıyorum. Ve o da aynı babam gibi ben ağlayınca dayanamıyor.
Güzellik konusuna kafayı takmış durumdayım. Bu konuda yetersiz hissediyorum işte kendimi. Şu eski sevgilisi o kadar o kadar o kadar çok güzel ki. Neyse.
Kalbimin kırılacağını düşündüğümden kendimi tam olarak veremiyorum ona. Hala duvarlarımın bir kısmı duruyor.
Garibim.
Korkuyorum.



Hiç yorum yok: